::. "Kelebek"le İlk Karşılaşma
O baladlar kraliçesiydi, “Queen of Soul”. “Anytime You Need A Friend” diyerek kalbimi kazandı. Sonra müzik kutusundan çıkan namelerle tüm zihnime kazındı. “Daydream” ile değişimin ilk esintileri hissediliyordu. Ama çok çarpmıyordu bu esinti, hafif bir meltem gibi. En derinde hissedilen RnB ve hiphop tınıları bana bu tarzın da güzel olduğunu gösterdi. Ama o hala baladların kraliçesiydi.
Değişimin ilk habercisini 1997 Nisan’ında bir radyo programında duydum. Mariah Carey ve Tommy Mottola boşanıyorlar dediler. Kesinlikle inanmadım, külliyen yalandı. Blue Jean dergisi bile yazmıştı; sonsuza dek mutlu olma ihtimalleri, Bobby Brown ve Whitney Houston’ın evliliklerini sürdürebilme ihtimalinden daha yüksekti.
Ağustos ayında artık gerçeği anlamıştım. MC kesinlikle boşanıyordu ve kozasını terk edip yepyeni bir insan olarak karşımıza çıkacaktı. “Honey”; ilk şarkı ve ilk video klip. Video klibi izlediğimde tam anlamı ile şok oldum. Aman Allahım, bu kadın nasıl bir tanrıçaya dönüşmüş böyle. İlk defa konusu olan bir klibi vardı. Ajan olmuş, jet-skiye binmiş ve kötü adamların elinden kaçıp sevgilisine kavuşmuştu. Tam 10 yıl önce bu hafta “Honey”, Billboard Hot 100 Singles listesine direkt 1 numaradan giriş yaptı.
Kasetin gözleri tamamen kapalı olduğu kapak resmini ilk Blue Jean’de gördüm. O resim ile kapaktı dergiye. Yüz defa bakmama rağmen MC olduğuna inanamadım. Daha önce yılda bir stüdyo resmi zor çektiren kadının bu kişi ile aynı olması… O sayısında bir de “Honey”nin single kapağının mega posterini vermişlerdi. Pozu görmek için eve gitmeyi beklemeye dayanamamış, Migros’un ortasında çarşaf gibi açmıştım koca posteri.
Albümü ilk elimize aldığımızda dinlemeye başlamadan önce şarkıların nasıl olabileceğine dair fikir yürütmek istedik ablamla. Bizce “The Roof” kesinlikle bir baladdı. Zaten bizim tahminimizce albümün çoğunluğu baladlardan oluşuyordu; çünkü MC’nin eski albümlerinin hepsi öyleydi.
İlk olarak “Honey” dinlendi; bildiğimiz tek şarkı. Sonra sırası ile diğer şarkılara devam edildi. “Butterfly” çok ilginç ve ağır bir şarkıydı. “My All” çok beğenildi. Ama diğerleri anlamsızdı. Gittikçe ipin ucunu kaçırdık. “Bu da balad değil… Hayır bu da değil… Bunların hangisi aşk şarkısı?..” diyerek albümün sonuna ulaştık. İlk dinleyiş tamamen bir çöküştü, sûkut-u hayaldi benim için. Çünkü kulaklarım RnB, Soul ve Gospel’a yabancıydı. Güzelliğini kavrayamadım ilk dinleyişte. Hatta hatırlıyorum MC’ye bir mektup yazmıştık. Mektupta başarılarından, onu ne çok sevdiğimizden bahsetmiştik. Ayrıca bu kadar güzel şarkılar bestelerken nasıl olup da “Outside” gibi bir şarkı yaptığını sorgulamıştık.
Aradan 10 yıl geçti. RnB, hip-hop, rap dinledim günler ve geceler boyu. Albümün ne kadar muhteşem olduğunu artık kavramış durumdayım. Benim vazgeçilmezlerimden. Muhteşem, zamanının öncüsü bir albümmüş.
Bu yıl da 10 yıl sonrasına dönüp baktığımızda hala zevkle dinleyebileceğimiz bir albümümüzün olması dileğiyle.
NOT : Bu albüm, Mimi’nin bana verdiği en değerli doğum günü hediyesidir.
Hazırlayan: Pınar Türüdü (2007)
<< Makale ve Röportajlar