Türkiye'nin en kapsamlı Mariah Carey sitesi, MariahTurkiye.net'e hoşgeldiniz.

Welcome to MariahTurkiye.net, the #1 source for everything Mariah in Turkish.
 
 


 
 

Tek yapabildiğim, yapmakta bulunduğum şeyi yapmaya ve hayranlarımın duymak istediği müziği üretmeye devam etmek. “Dünyanın en büyüğü olmak istiyorum.” gibi tavırlara giremem. Bilirsiniz; bunu önceden kestiremezsiniz, kontrol edemezsiniz. Tek yapabildiğim burada oturmak ve şarkılarımı yazmak, video kliplerimi çekmek, yemek, içmek, dans etmek, günün tadını çıkarmak, her ne olursa.

 
 

Adı: Mariah Turkiye
URL: www.mariahturkiye.net
Tema:
v2.0 - Purple Rain
Açılış: 18 Eylül, 2006
Webmaster: Can, Murat

 



 



::. Entertainment Weekly (26 Eylül 2007 Sayısı)
(Röportajı İngilizce olarak okumak için buraya tıklayın / Click here to read the interview in English.)

Kelebekler Özgür Değil
Yazan: Degen Peger / Fotoğraflar: Matthew Rolston

EŞİ VE SONY MUSIC PATRONU TOMMY MOTTOLA'DAN GÜNDEME OTURAN AYRILIĞININ ARDINDAN MARIAH CAREY, “BUTTERFLY”IN ÇIKIŞI İLE YENİ, FAKAT BELİRSİZ BİR GELECEĞE ADIM ATIYOR

Mariah Carey'nin yeni bekar hayatına hoş geldiniz. Bu hayat özgür ve karmakarışık, canlı ve savaş halinde. Ve hiç durmak bilmiyor.

Ağustos ayının son günlerinde, bir Manhattan fotoğraf stüdyosunda Carey, çekimler için poz vermek ile beşinci albümü Butterfly'ın çıkışı öncesindeki yoğunluk arasında dağılmış durumda. Cep telefonları sürekli olarak çalıyor. Yeni menajeri Sandy Gallin, MTV Video Müzik Ödülleri törenine katılacak olan Carey için son detayları garanti altına almak için uğruyor. Bir stilist ile saç ve makyaj uzmanları, pop yıldızının boş dakikalarına el koyuyor. Bugünlerde bulaşıcı maskaralık ve duygusal saflık anları içerisinde gidip gelen Carey, bir noktada VCR'a bir kaset koyuyor. Bu, Butterfly'ın ilk single'ı Honey'nin remiks video klibi. Klipte, Sean ''Puffy'' Combs ve Mase'in yanaklarını sıkıyor; nazik bir jest fakat aynı zamanda The Godfather'ı hatırlatan türden. “Bu onları korkuttu.” diyor gülerek. “Bu gangster olaylarını çok ciddiye alıyorlar.”

Diğer anlarda Carey, elinde bir cep telefonu ile giyinme odasına giderek kayboluyor. Bir Butterfly yapımcısı ile yaptığı kablosuz konuşma bir anlaşmazlığa patlak veriyor. Carey'nin yüzünde makyaj uzmanını hayal kırıklığına uğratacak yaşlar beliriyor. “İşleri kendi başıma halledebiliyor olmam güzel.” diye anlatıyor sonradan. Şarkıcı, Sony Music Entertainment patronu ve bu yıla kadar kariyerinin her yönünü denetleyen kocası Tommy Mottola'dan karmaşık bir ayrılma döneminin ortasında. Kamera arkasında bu ayrılık, ihanet, kötüye kullanma ve sanatsal bastırma suçlamalarını ateşledi. Carey'nin gözyaşları, dediğine göre, kaçınılmazdı: “Şu an bulunduğum durumda yenilmek çok kolay, elimde değildi.”

Geceye doğru, 15 saatlik çekim sonunda bitiyor ama 27 yaşındaki Carey henüz durmaya hazır değil. Gece 1'den hemen önce, arkadaş çevresiyle Palladium gece kulübüne gitmek için ayrılıyor. Carey, günün stresini The Jerky Boys'un tuhaf çocuksu havasını kanıtlayan bir kasedini koyarak atıyor. “Bu çocukları seviyorum.” diyor, muzip afacanların basit seslerine eşlik ederken.

Kulüpte, Carey ve partisi özel girişten adeta bir kaosa kayıyorlar. Birçok kişi koridorları doldurduğu için, korumalar sahne arkasında kalabalığı kontrol altına almak için hazırlık yapıyor. Carey, yine de, müdavim gibi bu insan yığınının arasından geçiyor. Gecenin yıldızını, çılgın rastalı saçlarıyla Busta Rhymes'ı öpüyor. O yanaşırken kafalar dönüyor, bir yapımcı oradan, bir yeni hip-hop sanatçıcı buradan derken kendisini bir Cristal sepetinin beklediği üst kata çıkıyor.

Carey gecenin büyük bir kısmını bu sıkışık, saklı yerde geçiriyor. İki koruması kapıyı koruyorlar ama bir kaç VIP rapçi, Combs ve Missy ''Misdemeanor'' Elliott gibi, selam vermeye geliyorlar. “Mariah, o rap dinliyor. O gerçekten cool.” diyor Carey'nin Butterfly albümü için birlikte bir şarkı yazdığı Elliott. Basında yer alan dokundurmaların aksine bu hiç de iddia edildiği gibi Carey'nin içine girdiği vahşi gangsta-rap atmosferi değil. Aslında, tehdit edici tek unsur ofis kapısının dışında istifra eden genç. Geçmişte ulaşılmaz olarak görünen pop divası Carey, şimdi her şeyi tecrübe ediyor. Saat gece 3'e yaklaşırken, bu uykusuzluk hastasının yatağa uzanmasına daha 4 saat var. Ertesi gün için planlanan röportaja saat 3'te geleceğine söz veriyor. “Aydınlık ve benim için erken.” diye uyarıyor.

Şehrin merkezi Manhattan'daki bu manzaradan, Carey'nin son iki senedir yaşadığı zengin, beyaz kent Bedford'a gitmek için sadece 80 kilometrelik bir yol katetmek gerekiyor. Fakat bu iki çevre –gece klubü ve şehir klubü– arasındaki zıtlık çok büyük. 1993 yılında Carey, 25.000 dolarlık Vera Wang gelinliğiyle Barbra Streisand ve Billy Joel gibi ünlülerin katıldığı ve Diana ile Charles'ın düğünlerini model olarak aldığı söylenen görkemli bir törenle Mottola ile evlendi. O zamanda, Carey PEOPLE dergisine coşkuyla hayatının bir peri masalına –daha doğrusu Külkedisi'ne– dönüştüğünü söyledi. Çift Bedford'da, müzik endüstrisinin hakkında çok konuştuğu 10 milyon dolarlık, içinde iki havuz ve bir kayıt stüdyosu bulunan şatafatlı bir malikane yaptırdı. Şehrin dışındaki bu peluş hayatın bir süre için cazibesi vardı. “Pek dışarı çıkmazdı.” diyor Carey'nin iki sene önce çoklu platin plak sahibi, 1995 tarihli albümü Daydream'de birlikte çalıştığı yapımcı Jermaine Dupri.

Mottola ve Carey 1988 yılında tanıştılar. O zamanlar Carey, Long Island'da, 18 yaşında, garsonluk yapan bir şarkıcıyken, ondan 20 yaş büyük olan Mottola ise evli ve sıradaki Whitney Houston'ı arayan eski acemi, yeni yetenek menajeri bir plak şirketi patronuydu. Edinilen bilgiye göre, Mottola, Carey'nin demo kasedini bir başka yapımcıdan bir partide alarak, birkaç gün sonra Carey'i ve yüksek oktavlı sesini plak şirketine bağladı. Carey, 1990 tarihli ilk albümü Mariah Carey'i kaydederken aralarında bir romantizm yaşanmaya başladı. Profesyonel ve kişisel anlamda yaşanan bu birliktelik, Carey'nin 90'lı yılların en çok satan kadın sanatçısı olmasını sağladı.

Eğer başarı bir formüle dayanıyorsa (tatlı baladlar ve komşu-kızı kıyafetleriyle biçimlenen saf bir pop personası) kimse alınan neticeyle alay edemedi. Carey'nin tüm dünyadaki albüm satışları 80 milyonu aştı . Onun şarkıları Sony'nin Columbia Records şirketinin yıllık gelirlerinde 200 milyon dolar kar sağlıyor. Şubat ayında, şirket Carey'i kendi plak şirketi olan Crave Records ile ödüllendirdi.

Şimdi kariyerini daha önce hiç olmadığı bir çizgiye oturtan bir değişimle, formülü ve kocasını geride bırakıyor. 30 Mayıs günü, Carey ve 47 yaşındaki Mottola, artık birlikte sonsuza dek mutlu yaşamayacaklarını duyurdular. Mottola'nın onun patronu olarak kalacağını bilenler ve endüstriyi yakından izleyenler, bu hoşa gitmeyen ayrılığın Sony Music'i sarsacağını düşündüler. Fakat o zamanda yapılan bir açıklama adeta güven tazeledi: “Çift, karşılıklı olarak ve dostça ayrılmaya karar verdi. Profesyonel ilişkilerinde devam eden başarıyı sürdürme niyetindeler.”

Doğrusu, Carey müziğinin ve hayatının idaresini üzerine alıyor gibi görünüyor. Butterfly albümünün sembolik başlığıyla birlikte birçok yönden değişimi yaşıyor. Konuk olarak birçok R&B ve rap sanatçısının olduğu albüm, baladları kontrol altında tutarak cesur bir sokak sound'una bürünüyor ve Carey'nin şimdiye kadarki en kişisel sözlerini içeriyor. İki hafta önce gerçekleşen MTV Video Müzik Ödülleri töreninde Carey, evlendiği zaman giydiğinden daha değişik bir Vera Wang ile karşımıza çıktı; bir straplez ile iki taraftan tahrik edici şekilde kalçasına kadar yırtmacı olan bir etek. Geçtiğimiz günlerde Carey, Mottola'ya halen çok yakın olan menajeri Randy Hoffman ve avukatı Allen Grubman ile de yollarını ayırdı. Şimdi ise, Whitney, Janet ve Madonna'nın önceden yaptığı gibi, Hollywood'a gitmeyi umuyor. Ocak ayından bu yana bir drama eğitmeni ile çalışıyor. “Hayatım boyunca oyuncu olmak istedim.” diyen Carey, rol alacağı ilk filmi gelecek sene görücüye çıkarmayı hedefliyor.

Şimdilik metamorfoz tamamlanmış gözüküyor. “Honey”, yayımlandığı ilk hafta Billboard Hot 100 Singles listesine direkt bir numaradan girdi. Böylece Carey, 1995 yılında yayımlanan hitleri “Fantasy” ve “One Sweet Day” ile birlikte şimdiye kadar bu başarıyı yakalayabilen altı şarkıdan üçünün sahibi olmuş oldu. Müzikteki ölçüleri ustalıkla devirebilen bir şarkıcıya yakışır biçimde Carey, bu ayrılık sürecinde büyük davranan taraf oluyor. “Onu seviyorum. Onu umursuyorum.” diyor Carey, Hamptons'da kiraladığı gemide, Mottola ile yedikleri sessiz bir akşam yemeğini hatırlayarak. O akşam Mottola botundan küçük sandalına geçerek makarna yaptı. “Sos yapmıştı. Bu onun uzmanlık alanı.” diyor Carey.

Ayrılık hakkında konuşurken Carey sözlerini dikkatlice seçiyor. Önce samimi ve mahçup bir ifadeyle “Evet.” diye cevap veriyor, daha sonraki 5 dakika boyunca da yan çiziyor. Geçtiğimiz Aralık ayında yayımlanan Vanity Fair makalesindeki Mottola profili ile hoş olmayan bir şekilde dikkatleri üstüne çeken evliliklerinden konu açıldığında anlaşılır bir dolaylılık oluyor. Mottola'nın inkarları ile dolu makale, onu kontrolü sürekli elinde tutan, mafya bağlantısı olan takıntılı ve Külkedisi'ni Bedford'daki evlerindeki Rapunzel'e dönüştüren biri olarak gösteriyor. Carey kendi evinde bir mahkum olarak resmedilmiş. “Bir insandan daha çok tecrübe edinmişseniz, doğal olarak o diğer insanı yaşadığınız şeylerden korumak istersiniz.” diyor Carey Mottola'nın iddia edilen davranışından bahsedildiğinde. “Artık bazı şeyleri kendi başıma öğrenmeliyim. Kendi kararlarımı kendim vermeli ve ona göre yaşamalıyım.”

Öyleyse, sanatçının kendi yapıtının tartışılması, niçin rahat yorumlarının samimiyetini sorgulatıyor? “Honey”nin MTV'de altı hafta önceki ilk yayımından bu yana izleyiciler video klibin senaryosunun Carey'nin kendi evinde yaşadıklarına çok fazla benziyor olmasına şaşırmış durumdalar. Klipte, 007 tarzında bir ajan olan Ajan M'i canlandıran Carey görkemli bir malikanede sandalyeye kelepçelenmiş olarak karşımıza çıkıyor. Goodfellas'da oynayan aktör Frank Sivero, gür saçlı bir İtalyan, onu ölümle tehdit ediyor. Şansı yaver giden Ajan M, jet ski kullanarak kaçmayı başarıyor.

“Honey”nin hikayesi ile Vanity Fair makalesi arasındaki benzerlikler tüyler ürpertici. “Bu ortaya koyabileceğiniz en tesadüfi şey.” diyor Walter Afanasieff. Carey ile 1990 yılından bu yana çalışan ve geçtiğimiz bahar ayında Butterfly'ın hip-hop ağırlıklı olması nedeniyle yollarını ayırdığı yapımcı, Sony'ye bağlı olan sanatçılar Barbra Streisand ve Celine Dion için de hitler yarattığı için aslında Mottola için çalışıyor. "Video klipteki her şey 'Defol git, Tommy.' diyor." diye ekliyor.

“Honey” ile Carey, Mottola hakkındaki gerçek hislerini sunup aynı zamanda çete tartışmasını mı sürdürüyor? Carey için çalışan fakat ismini söylemeyen biri, video klibin Mottola'yı ölçülü ve acımasız olarak taşladığı ve Carey'nin iddia ettiği kötü davranma olayına sempati oluşturmak amaçlı olduğu konusunda ısrar ediyor. "'Zavallı Mariah.' dermiş gibi.” diyen kaynak, “O çok akıllı.” diye de ekliyor.

Ama bu olay, Mottola'nın dışında kimin umrunda olmalı? Şüphesiz zor bir pozisyonda olan Sony'nin baş adamı ve en büyük yıldızlarından birinin eski eşi olan Mottola, hem bu video klibin yayımlanmasına izin verdi hem de açıkça destekledi. Bu hikaye için Mottola röportaj vermeyi kabul etmedi ama “Mariah'nın Video Klip İntikamı” adlı New York Post makalesinde bir basın sözcüsü bu zengin iş adamının coşkusunu anlattı. “Tommy, video klibi çok sevdi.” diyor ve ekliyor: “Mariah'nın şu ana kadarki en iyi video klibi olduğunu söylüyor.”

Şehirde geçirdiği geceden sonra, video klibin yaratıcısı, diyaframı açıkta bırakan bir üst ve mavi şortuyla bir otelin çatı katına kurulmuş. Bedford malikanesinden ayrıldığından bu yana kendi evini henüz bulamayan Carey'nin bu haftalık evi artık burası. Yorgun ve stresli olduğu için yatakta konuşmak istiyor. Pembe bir battaniyenin altında kendi tarafına yakın olan bir oyuncak köpeği yerleştiriyor.

“Tommy'i kötülemek niyetiyle yapılan bir şey değil.” diyor video hakkında, ince fakat tatlı konuşma sesiyle. “Tüm bu spekülasyonlar gerçekten delice; medyanın olaya bu derece önem verip büyütmesi.” Carey'e göre, Porto Riko'da bu yılın başlarında öğle vaktinde yaptığı bir jet ski gezintisi, “Honey”deki kovalama sahnesine esin kaynağı olmuş. “Mariah'nın fikri, James Bond tarzında bir şey yapmaktı.” diyor video klibin yönetmeni Paul Hunter. Baş kötü adam rolü, Carey ekliyor, bir İtalyan-Amerikan için yaratılmamıştı. Aslında Chris Farley ve Denis Leary bu rol için düşünülmüştü ama her ikisi de uygun olmadığından gerçekleşmedi.

Artık yılmış olan Carey, tıpkı diğer albümlerinde olduğu gibi tüm şarkıların yazımında ve bestelenmesinde parmağı olduğu albümü Buttterfly hakkında konuşmayı tercih ediyor. Kendisinin R&B ve rap müziğine hayat boyu olan sevgisini anlatan ve kalbine yakın gördüğü bir proje bu. Aynı zamanda Carey'nin hala devam eden çok-ırklı kimlik arayışıyla da gerçek anlamda bağlantılı. Carey'i yetiştiren annesi İrlandalı, babası ise siyahi bir Venezuellalı. Çift, Carey üç yaşındayken boşandı. “Büyürken kendime yakın hissedebileceğim insanlar bulmak zordu.” diyor Carey, “Çünkü bütün dertlerim ayrı ve farklı olmakla ilgiliydi.”

Carey'e göre R&B dünyası, onun denklerini bulduğu dünya. “New York'ta büyüdüm. Sokak müziğiyle büyüdüm.” diyor. “Tamamen benim bir parçam.” Afanasieff ekliyor: “Arabaya biniyor, radyo kanallarını sıralıyor ve hepsi R&B. Her şarkıyı biliyor, her kelimesini, oradaki her rap şarkısını.”

Mottola'dan özel olarak bahsetmeksizin Carey, şirketinin bu tarz müziğe olan ilgisine karşı çıktığını ileri sürüyor. İki yıl önce, Daydream albümünü hazırlarken, “Fantasy” şarkısının remiks versiyonunda Wu-Tang Clan grubundan rapçi Ol' Dirty Bastard ile birlikte çalışma fikrini ortaya attı. “Dirty” ne kadar kirlidir? Carey'e olan karşılıksız hislerini anlatırken şöyle diyor; “Onu k*çını parçalamak istiyorum.”

Carey'e göre Columbia , bu birliktelik ile kendisinin hitap ettiği geniş kitlenin daralacağı endişesiyle onun hevesini kırdı. “Herkes ‘Sen deli misin?' diyordu.” diye hatırlıyor Carey. “Formülü bozmaktan korkuyorlar. Sahneye çıkıp uzun elbiseyle saçımı yukarıdan toplamış şekilde bir balad söylemem yetiyor.” Columbia başkanı Don Ienner ise şöyle cevap veriyor: “ODB ile ilgili inanılmaz olumluydum. Karşı çıkanlar olmuş olabilir, sadece kendim için konuşabilirim.”

Sonuçta remiks yapılmıştı ve Carey hitap ettiği kitleyi daha da genişletmişti. Carey diyor ki: “İnsanlar 'Belki de gerçekten ne yaptığını biliyor.' diye düşünmeye başladılar.” Ve Butterfly'da bu tutkusunu daha da ileriye götürüyor. Combs'ın yapımını üstlendiği “Honey”, Mase ve Da Brat'ın yer aldığı remiksler ve Bone Thugs-N-Harmony'nin eşlik ettiği bir şarkı.

Sony'deki bir kaynağa göre Carey'i bu projede tamamen özgür bırakan Mottola, Butterfly'ın Carey'nin hayran kitlesinden çok daha uzaklarda olmasından endişeleniyor. “Tommy, olaya tamamen iş açısından bakıyor ve diyor ki: 'Satışlarının yüzde 3 ile 13'lük kısmı siyahi müzik pazarından geliyor.' Siyahi müzik yapma demiyor; ama şöyle açıklıyor: 'Çoktan inşa ettiğin bir şeyin tamamen soluna gitme.'”

Bu endişe biraz abartılı olabilir. Şöyle ki, aralarında Sony'den Fugees grubunun da bulunduğu birçok grup, rap müziğinin uluslararası bir cazibesi olduğunu kanıtladı. Carey'nin kendisi de bunu güçlü bir şekilde popülerleştirebilir.

Daha önemlisi, Butterfly'ı bir kez dinlediğinizde baladların hala orada olduğunu anlıyorsunuz, her ne kadar eskisi kadar çoğunlukta olmasalar da. “Daha birçok şey yapmak istedim; ama o hafif ve R&B olmasını istedi.” diyor Afanasieff. “Kendisinin Mary J. Blige gibi biri olduğunu kanıtlamaya çalışıyordu: 'Bağımsızlığımı ve sokaktan olduğumu göstereyim. Üstümdeki Tommy Mottola ve Sony Music yığınını bir süre için atayım.'”

Yine de Carey'nin isyankarlığı sağ duyuyu bastırmadı: Butterfly “parental advisory” etiketi alma tehlikesi içinde değil. “Bütün albüm boyunca lanet okuyamayız.” diyor Elliott. “O, hala Mariah. Fazla değişmemeye dikkat etmelisiniz.”

Kısaca, Butterfly sessiz hatta melankolik, sözlere kötü giden aşkı kabullenişin hakim olduğu bir albüm. “İlk albümden bu yana ilk defa.” diyor Carey, “İçimden bir parçayı dışarı çıkardığımı hissediyorum.”

Bu sene aldığı oyunculuk derslerini, kendini keşfetme yolunda önemli bir araç olarak görüyor. “İnsanlar ona ne söylediği ve ne sunduğu konusunda dikkatli olmasını söylediler.” diyor oyunculuk eğitmeni Sheila Gray. “Sanırım gerçek sesinin büyük bir bölümü kayboldu.” Carey drama alıştırmalarıyla fakir ve mutsuz geçen çocukluğunu tekrar ziyaret ediyor. “Benim hislerimle temasa geçmemi sağladı.” diyor Carey. (Arada Judy Holliday'in Born Yesterday filmindeki rolünü prova ettiğinden bahsediyor. Filmde kendisinden yaşlı, sert bir erkekle beraber olan kadının onu değiştirmek isteyen bu adamla yaşadığı hikaye anlatılıyor. Gray, bir gün Tommy'nin de bu oyuna katıldığını söylüyor. Belli ki Tommy'nin oldukça gelişmiş ironi duyusuna vasiyet olarak.)

Hala otelindeki yatakta uzanan yeni Mariah, eski Mariah'yı reddetmediğini belirtiyor. “Kim olduğumun farkındayım, hitap ettiğim kesimin de kim olduğunu biliyorum.” diyor yorgun bir sesle. Saat akşamın 10'u. Carey'nin uyumaya ihtiyacı var. Aynı zamanda Londra'da Top of The Pops programına birlikte çıkacağı dansçıları ile prova yapması gerekiyor. Ayrıca Butterfly için rap grubu Mobb Deep ile yapılacak bir remiks için stüdyoya girmek istiyor. “Son zamanlarda her şeyi yapmak istiyorum.” diyor Carey, üst üste ikinci kere dışarıda geçireceği gece öncesi.

Peki bu evlilikte yanlış giden şey neydi? Şarkıcı Londra'dayken, Carey ve Mottola'nın ortak arkadaşları ve dostları oldukça birbirine zıt hikayeler anlatıyorlar. Ama hepsi bir konuda birleşiyor: Çifti ayıran, aralarındaki uçuruma dönüşen nesil farkıydı. “Bu, baştan belliydi.” diyor her ikisine de yakın olan bir kaynak.

Carey'nin arkadaşları, Mottola'nın kontrollü davranışlarına baştan bu yana tanık olduklarını söylüyorlar. Aralarından birine göre, Mottola Carey'nin istediği gibi giyinmesini önlemek için uğraşmıştı. Carey'nin zevkleri dar ve daha dar iken Mottola onun Armani ve Calvin Klein giymesini istiyordu. “Onun seksi görünmesini istemiyordu.” diyor bu kaynak.

Diğer bir arkadaşın iddiasına göre Mottola, Carey'nin oyunculuk yapma isteğinden bahsetmesini bile yasaklamıştı. “Profesyonel olarak gelişmesine izin verilmiyordu.” diyor Carey'e gönderilen senaryoların onun eline hiç ulaşmadığından bahsederek. “Fame” oyuncusu ve Steven Spielberg'in “Amistad” adlı filminin yapımcısı Debbie Allen, birkaç yıl önce Randy Hoffman'ın ofisini Carey'nin içinde yer alacağı bir proje için aradığını doğruluyor. “Bana oyunculuk veya bir filmde yer almak ile ilgilenmediği söylendi. Çok şaşırmıştım.” Carey ile birkaç hafta önce tanışan Allen bu hikayeyi anlattı. “Mariah ‘Aradığından hiç haberim olmadı.' dedi.” (Hoffman, konu hakkında onu defalarca aramamıza rağmen bize bir cevap vermedi.)

İkinci bir kaynağa göre, Mottola aynı zamanda Carey'nin birçok arkadaşını ondan uzaklaştırdı, video kliplerinde yakışıklı erkeklerin oynamasını yasakladı, malikanedeki intercom sistemi ile tüm konuşmalarını dinledi ve yerine göre tekrar arama tuşuna basarak kiminle konuştuğunu öğrendi. Eğer Mottola bu şekilde davrandıysa, onu ne motive etti? “Bu bir takıntıydı.” diyor kaynak, “Tam ‘Sleeping With the Enemy' filmindeki gibiydi… Ama havlular olmadan.”

Mottola taraftarları, Carey'nin Bedford'daki hayatının sertçe kısıtlandığını inkar ediyorlar. “Bu kraliçenin eviydi, sadece Mottola'nın olup da onu oraya zorla koymamıştı.” diyor biri. “Orada olmayı çok seviyordu.” Mottola'nın aşırı sahip çıkan biri olabileceğini kabul ediyorlar. Ama bunun Carey'nin davranışına tepki olarak geliştiğinde ısrar ediyorlar. Carey'nin içinde yatan güvensizlik, onu diğer erkeklerden ilgi görme arayışına itiyordu. “Etrafta erkekler olduğunu bildiği zaman, onlarda bir etki bırakmak için kısa şeyler giyer ve makyaj yapardı. Orada kocası olduğunu farketmezdi. Egonuzu yükseltmek sürekli flört edemezsiniz.” Bir yıl önce, bu açıklamalara göre, problemlern kızıştığı zamanlarda Carey, zamanının çoğunu Butterfly'ın çalışmalarına başlamak için Bedford'dakinin yerine Manhattan'da bir stüdyoda geçirmeye başladı.

Daha sonra 22 yaşındaki New York Yankees oyuncusu Derek Jeter ile uzun zamandır destek verdiği Fresh Air Fund vakfı tarafından 21 Kasım'da gerçekleştirilen gecede tanıştı. Şu sıralar benzer bir ırk yapısına sahip bu çiftin birlikte olduğu konuşuluyor. Mottola ve Carey'e yakın kaynaklara göre çalkantılı olan bu ilişki, çiftin ilk karşılaşmasından hemen sonra ve ayrılık duyurusundan 6 ay kadar önce başladı. “Bu evliliğin yürümemesinin en büyük nedenlerinden biri, bu adamla görüşüyor olmasıydı.” diyor Carey'nin kurban olarak gösterildiği video klibe kızan bir Mottola sempatizanı. “Onun ruhunun özgürlüğe kavuşması fikri saçma... Mariah masum değil.” (Jeter'in sözcüsü aramalara cevap vermedi.)

İyimserlik suçlamaları ilişkinin başlangıç zamanlarına dayanıyor. “Eminim, Tommy ona çok şey ifade ediyordu. Başlangıçta bir kariyer arayan Carey idi.” diyor bir Sony çalışanı. “Carey, onun zaferiydi.” diye karşılık veriyor Carey'nin bir arkadaşı. “Kişisel olarak, o çok güzel, inanılmaz seksi, 19 yaşında bir kızdı. Profesyonel anlamda, onun biletiydi.”

Her iki tarafın da kabul ettiği şeyler var: Mottola evliliğin bitmesini istemedi; Carey evlendiğinde çok gençti, ona kendini borçlu hissetti, evliliği yürütmeye çalıştı. “Evliliğe çok şans verdi. Başka biri olsa, evlilik altı ayda biterdi.” diyor Carey'nin bir dostu.

Birçok ayrılıkta olduğu gibi iki tarafın da haklı olduğu taraflar var. “Mariah, Tommy'nin ne derece kontrol delisi olduğunu biliyordun.” diyor Afanasieff. “Bu adamın sana ne yapabileceğini, senin için neler planladığını, neyi giymeni istemediğini biliyordun ve yine de gidip onunla evlendin. “Ve Tommy, kiminle evlendiğine bir bak. Bu kız 24 saat boyunca rap dinliyor. Tek konuştuğu şey, filmlerde oynamak. Bunu yapmak isteyeceğini düşünmüyor musun? Neden bunu inkar ediyorsunuz?”

Belki de başka seçenekleri yok. Mottola geçenlerde Sony ile beş yıllık bir sözleşme imzaladı. Carey'nn şirkete 4 albüm daha sözü var. Bu eski aşıklar milenyuma kadar birlikte çalışabilirler. Yani zorla samimi görünmek belli ki hayatlarının gerekli bir parçası olacak.

4 Eylül'de, MTV ödüllerinin gerçekleştirildiği gün, bir başka röportaj için daha konuşkan bir Carey çıkıyor karşımıza. Bu kez şehir dışında bir otelde kalıyor. Aşağıdaki restoranda rahatlamak ve sinirlerini gevşetmek için milk shake istiyor. “Biraz kırılgan hissediyorum, birçok şey yüzünden yaralandım.” diyor.

Geçtiğimiz birkaç haftadır Carey ile dedikodular gazetelerde neredeyse günlük olarak yer alıyor. Biri bir kooperatif kurulu tarafından reddedildiğinden bahsediyor. Jeter dedikodularına ek olarak, Combs, rapçi Q-Tip ve “Honey” video klibinde rol alan model David Fumero ile ilişkisi olduğu haberleri yer alıyor. “Orada olumsuzluk yayan insanlar hakkında yorum yapamam. Onları kalbimde hissetmiyorum.” diyor.

Yüzeye çıkan bazı suçlamalarla yüzleştirildiğinde Carey iç çekiyor. Bazen solunum güçlükleri çekiyor. Evet, Mottola'nın onun oyunculuk yapmasına karşı olduğunu kabul ediyor. Ayrılık, dediğine göre, Aralık ayında başladı. Ama hayır, ısrar ediyor, video klibin bir tokat olarak algılanmaması gerek. “Onun düşmanı olmak istemiyorum.” diyor.

Jeter ile ilişkisi var mı? "Hayır, kesinlikle.” Başka biri? “Şu anda kimse ile ilgilenmiyorum.” Peki Tommy ile onu ayıran başka bir insan mıydı? “Başka biri yüzünden olmadı.” diyor. “Diğer kişi kendimdim.”

Onu en çok sinirlendiren şey ise iyimserlik suçlamaları. "İnsanlar şöyle diyor: ‘ Eğer onunla evlenmeseydi şunlar olmazdı, bunlar olmazdı.' İster Amerika Birleşik Devletleri'nin başkanıyla evli ol, istersen Houdini ile, umrumda değil! Hiçkimse bir insanı albüm almak için zorlayamaz... Yıllar boyunca çok çalıştım, şirkete çok katkım oldu, onların da bana olduğu gibi."

Carey bu eziyetin artık bitmesini istiyor. “Olay nedir? Terketmemem mi gerekiyordu?” diye soruyor. “Kim mükemmel ki benden de öyle olmam beklensin?”

Multi milyon-dolarlık bir kariyere kaçınılmaz olarak bağlı sorunlu evliliğin iki tarafın da yakasını bırakmadığı açık. Eğer Mottola'nın Carey'i bir sanatçı olarak söndürdüğü iddiaları doğru ise, Carey kendi başına büyümek için bir fırsatı hak ediyor. Eğer video klip gerçekten Mottola hakkında ise Carey bu olayı hiçbir şekilde üstünden atamıyor. Onu koruyan kozadan yeni çıkan kelebek, hala kanatlarını kullanmayı öğreniyor olabilir.

“Günün sonunda önemli olan ne kadar albüm sattığım, kimin çıkarcı olduğumu söylediği, kimin benden faydanıldığını söylediği, kimin kafese konduğumu söylediği veya kimin tüm bunları baştan plandığımı söylediği değil.” diyor. “Kim olduğumu biliyorum.” Yalnız başına, zorlu bir uçuşun başlangıç dönemleri gibi geliyor kulağa.


Çeviri: MariahTurkiye.net (Lütfen izinsiz yayımlamayın.)
Scans by SweetMariah.com


<< Makale ve Röportajlar