::. "Blue Jean" Dergisi (Kasım 2002 Sayısı)
Herhalde “Dünyanın en iyi kadın sesi kimdir?” sorusunda gelecek yanıtlar arasında büyük bir yüzdeye sahip olacak, belki de başı çekecek isim Mariah Carey’nin ismidir. Her ne kadar son bir iki yıldır şans yıldızı pek parlamasa da, Carey hala divalar liginin zirvesindeki iki üç isimden biri. Zaten sadece müziğiyle değil, özel hayatıyla da her zaman medyanın ilgi odağı olmuş, bir tür Sindrella hikayesi onunkisi. Zor geçen bir çocukluğun ardından, sarayda unutulan kristal ayakkabı misali Sony Music’in patronu Tommy Mottola’ya ulaşan demo albümüyle başlayan müzik kariyeri, Carey’i tüm zamanların en çok albüm satan kadın vokallerinden biri yapan çizgide gelişti. Bu hikaye Carey ve Mottola’nın evliliğiyle tam bir masala dönüştü ve alınan sayısız ödüller ve kırılan sayısız tiraj rekoruyla 2000’li yıllara geldi. Derken yukarıda da belirttiğimiz gibi Mariah’nın üzerinde kesintisiz parlamaya devam eden şans yıldızının inzivaya çekileceği tuttu birden. Önce evliliği sona erdi, ardından Sony Music’le yolları ayrıldı ve sonunda Glitter adlı az çok biyografisi karıştırılmış film ve aynı adlı soundtrack albümüyle yaşanan hüsran geldi. Bu proje bağlı olduğu Virgin Records’u ciddi biçimde zarara sokunca, onlarla da yolları ayrıldı. Zaten aynı şirketin bir diğer ağır topu olan Janet Jackson, Virgin’in Mariah’nın önüne serdiği imkanlardan hiç memnun değildi. Yani klasik “aynı ipte iki cambaz meselesi” yani… Ve ortaya birdenbire şöyle bir tablo ortaya çıktı. Dünyanın en büyük pop starlarından biri ortada kalmıştı. Ayrıldığı iki şirkete geri dönemiyor, son projenin başarısızlığı ve şirkete yüklediği ağır maliyet yüzünden de diğer şirketler onunla çalışmakta çekimser davranıyorlardı. Bu elbette ömrü zirvede geçmiş bir insan için kolay kabul edilebilir bir durum değildi ve öyle olmadığı da Carey’nin üst üste yaşadığı psikolojik problemlerle çok geçmeden kendini gösterdi. Hatta bir ara intihar teşebbüsünde bulunduğu bile yazılıp çizildi güzel yıldızın.
Peki hikaye burada bitiyor mu? Tabii ki hayır! Bastığı yer bile değerlenen Mariah sonunda Universal Müzik’in bir kolu olan Island Def Jam Records’la anlaştı ve yeni bir albüm için stüdyoya girdi. Kayıtlar, İtalya yakınlarındaki, sosyetenin uğrak yeri olan Capri Adası’nda gerçekleştirildi. Gelen haberler doğruysa, mega star şu anda çok umutlu ve heyecanlıymış. Albümdeki şarkıların yarısını onun yazmış olmasının da bunda payı olduğu su götürmez.
Resmi Mariah Carey sitesinde, albümün Aralık ayında piyasaya çıkacağı duyuruldu. İlk single “Through The Rain” ise çoktan radyolarda dönmeye başladı bile. Bize gelen duyumlar arasında şarkının klibinin de çekildiği var. Ama henüz bu satırlar kaleme alındığında klip gösterime girmemişti. Belki siz okurken çoktan seyretmiş olursunuz.
“Through The Rain”, Carey’nin sesinin o benzersiz özelliklerinin öne çıktığı, klasik Mariah Carey tarzında bir eser. Sanırım çıkış parçası olarak böyle bir şarkının seçilmesinin ardında, Carey ve plak şirketinin fazla risk almak istememesi yatıyor. Eğer bu tahmin doğruysa, son bir iki yıldır gördüğümüz seksi Mariah’yı da bundan sonra göremeyecek, yine hanım hanımcık, ya da dozu iyi ayarlanmış bir dişilikle sahneye çıkan bir Carey seyredeceğiz. Mariah Carey hakkında yazmaya, albümü çıktıktan sonra da devam edeceğiz.
Derleyen: Yasemin Ereke
<< Makale ve Röportajlar