::. "Blue Jean" Dergisi
(Aralık 2002 Sayısı)
Mariah Carey Aydınlığa Çıkıyor
Mariah Carey’nin dünya çapında bir “diva”ya dönüşmesinde,
’93 yılında evlendiği Sony patronu Tommy Mottola’nın hem
artistik hem ticari anlamda büyük katkısı olduğu sık sık
dile getirilen bir iddia. 4 yıl süren bu evlilik sona erince,
Sony ile bağlarını koparan ve Virgin saflarına geçen divanın
hazin çöküşü de, bu iddiayı destekleyen somut bir olay.
Aslında Carey’nin kendisinin de açıkladığı gibi, arka arkaya
meydana gelen uğursuzluklar ve kötü şansın bir sonucu olarak
da düşünmek mümkün bu sıkıntılı dönemi. Bu arada tahmin
edebileceğiniz gibi, Mariah son birkaç yılda başına gelen
tüm bu olayları bir “çöküş” olarak değerlendirmeye yanaşmıyor.
Zaten hangi yıldız böyle bir tanımlamayı kabul edebilir
ki?
Neyse, biz yazımıza dönelim. Mariah Carey Sony Music’den
ayrıldıktan sonra geçtiği Virgin’de “Glitter” adlı, özyaşam
öyküsünden izler taşıyan filmde yer almış ve filmle eşzamanlı
olarak piyasaya sürülen soundtrack albüme de imza atmıştı.
“Glitter” albümü, Mariah Carey’nin de üstüne basa basa
söylediği gibi bir stüdyo albümü değil, bir soundtrack
albümüydü ve her soundtrack bir “Titanic” ya da “The Bodyguard”
kadar çok satmak ve yankı uyandırmak zorunda değildi. Ayrıca
albüm, çok kısa bir süre içinde kaydedilmek zorunda kalmış
ve yine nasıl bir uğursuzluktur ki, 11 Eylül’de piyasaya
sürülmüştü. Olaya Mariah Carey penceresinden baktığımızda
böyle bir tablo çıkıyor ortaya işte. Mariah Carey olayı
bir “çöküş” değil, sadece bir “kötü şans” olarak görmemizi
istiyor özetle.
Bizim penceremizden ise her şey bu kadar basit görünmüyor
ne yazık ki. Mariah Carey ortaya her ne kadar farklı bir
iddia atıyor olsa da, “Glitter” nihayetinde bir Mariah
Carey albümüydü ve bir o kadar da iddialıydı. İddialıydı,
çünkü geçmişteki başarısının Tommy Mottola destekli olmadığını
kanıtlamak için albüm ses getirmeliydi. Busta Rhymes, Ja
Rule, Ludacris ve Mystikal gibi dokundukları her şeyi altına
çeviren isimler ya da Terry Lewis ve Jimmy Jam gibi dev
prodüktörler de bu yüzden seferber edilmişlerdi zaten “Glitter”
için. Ama olmadı ve Virgin, Mariah ile yaptığı anlaşmayı
-rivayete göre 75 milyon pound’luk bir anlaşmaydı bu- albümün
beklenen başarıyı yakalayamaması yüzünden fesh etti.
Söz konusu hayalkırıklığını, sebebi “aşırı yorgunluk”
olarak lanse edilen depresyon izledi. Halbuki 9 milyon
satan bir albüm, herhangi bir sanatçı için bir hayalkırıklığı
değil, tam tersine bir zafer olarak adlandırılırdı normal
şartlarda. Ama Mariah Carey gibi diva liginin bir numaralı
ismi için yeterli değildi bu rakam.
Gelelim bugüne. Her ne kadar şanssızlığa bağlasa da, Mariah
da insanların neler konuştuklarının ya da basında nelerin
yazılıp çizildiğinin farkında elbet. Bu yüzden Universal
Music Group’a bağlı Island Records şirketinden çıkan yeni
albümünün kendisi için ne kadar önemli olduğunun da bilincinde.
Gelen ilk sinyaller, Mariah’nın albümünü, denenmiş ve başarıya
ulaşmış klasik formüllerin izinden giderek oluşturduğu
yönünde. Mariah Carey’nin de şu sıralar yapmakta olduğu
şey de bundan ibaret. Aralık ayının ilk haftasında piyasaya
sürülecek olan yeni albüm “Charmbracelet” adını taşıyor.
Mariah Carey, kendisine uğur getirdiğine inandığı bu objenin
yeni bir başlangıç yaptığı kariyerine de benzer katkıda
bulunacağına inanıyor.
Carey, yeni albümünün “Butterfly” ile birlikte diskografisinin
en kişisel albümü olduğunu da söylüyor. Ayrıca başarısının
%50’sinin de pek bahsedilmeyen bir yönünden, yani şarkı
sözü yazarlığından kaynaklandığını ve “Charmbracelet”ta
da bu yönünün ağır bastığını belirtiyor. Albümden piyasaya
sürülecek ilk single “Through The Rain”, Mariah Carey’nin
gerçek bir balad yıldızı olduğunu hatırlatan türden bir
şarkı. Hatta kendi adını taşıyan debut albümünden single
olarak piyasaya sürülen ve Mariah Carey adını dünyaya tanıtan
“Vision of Love”ı anımsattığı bile söylenebilir şarkının.
Demek oluyor ki, daha önce alışık olduğumuz türden, klasik
bir Mariah Carey albümü geliyor. Prodüktörler yine Jimmy
Jam ve Terry Lewis ama onların da bir kez sütten ağızları
yanmış olduğundan Mariah Carey’e hip-hop, funk ya da dans
şarkıları hazırlama niyetinde değiller artık. “Charmbracelet”ın
diğer ağır topları ise Justin Timberlake, Jay-Z, Cam’ron
ve Jermaine Dupri. Albümde iki adet de cover şarkı bulunuyor.
Biri ’81 tarihli Def Leppard hiti “Bringin’ On The Heartbreak”,
diğeri ise daha yakın zamanlı bir eser; Cam’ron imzalı
-kendisi de şarkının cover versiyonunda Mariah Carey’e
eşlik ediyor- “Oh Boy”.
Yıl sonuna doğru ise bağımsız sinema yapımı “Wisegirls”
ile karşımıza çıkmaya hazırlanıyor Mariah Carey. Prodüktörlerinin
iddiaları gerçekleşirse, bu yılın en büyük “comeback” olayına
Mariah Carey imza atacak. Bekleyip göreceğiz.
Hazırlayan:
Ayhan Abayhan
<< Makale
ve Röportajlar