Türkiye'nin en kapsamlı Mariah Carey sitesi, MariahTurkiye.net'e hoşgeldiniz.

Welcome to MariahTurkiye.net, the #1 source for everything Mariah in Turkish.
 
 


 
 

Tek yapabildiğim, yapmakta bulunduğum şeyi yapmaya ve hayranlarımın duymak istediği müziği üretmeye devam etmek. “Dünyanın en büyüğü olmak istiyorum.” gibi tavırlara giremem. Bilirsiniz; bunu önceden kestiremezsiniz, kontrol edemezsiniz. Tek yapabildiğim burada oturmak ve şarkılarımı yazmak, video kliplerimi çekmek, yemek, içmek, dans etmek, günün tadını çıkarmak, her ne olursa.

 
 

Adı: Mariah Turkiye
URL: www.mariahturkiye.net
Tema:
v2.0 - Purple Rain
Açılış: 18 Eylül, 2006
Webmaster: Can, Murat

 



 


::. "Blue Jean" Dergisi (Aralık 2002 Sayısı)


Mariah Carey Aydınlığa Çıkıyor

Mariah Carey’nin dünya çapında bir “diva”ya dönüşmesinde, ’93 yılında evlendiği Sony patronu Tommy Mottola’nın hem artistik hem ticari anlamda büyük katkısı olduğu sık sık dile getirilen bir iddia. 4 yıl süren bu evlilik sona erince, Sony ile bağlarını koparan ve Virgin saflarına geçen divanın hazin çöküşü de, bu iddiayı destekleyen somut bir olay. Aslında Carey’nin kendisinin de açıkladığı gibi, arka arkaya meydana gelen uğursuzluklar ve kötü şansın bir sonucu olarak da düşünmek mümkün bu sıkıntılı dönemi. Bu arada tahmin edebileceğiniz gibi, Mariah son birkaç yılda başına gelen tüm bu olayları bir “çöküş” olarak değerlendirmeye yanaşmıyor. Zaten hangi yıldız böyle bir tanımlamayı kabul edebilir ki?

Neyse, biz yazımıza dönelim. Mariah Carey Sony Music’den ayrıldıktan sonra geçtiği Virgin’de “Glitter” adlı, özyaşam öyküsünden izler taşıyan filmde yer almış ve filmle eşzamanlı olarak piyasaya sürülen soundtrack albüme de imza atmıştı. “Glitter” albümü, Mariah Carey’nin de üstüne basa basa söylediği gibi bir stüdyo albümü değil, bir soundtrack albümüydü ve her soundtrack bir “Titanic” ya da “The Bodyguard” kadar çok satmak ve yankı uyandırmak zorunda değildi. Ayrıca albüm, çok kısa bir süre içinde kaydedilmek zorunda kalmış ve yine nasıl bir uğursuzluktur ki, 11 Eylül’de piyasaya sürülmüştü. Olaya Mariah Carey penceresinden baktığımızda böyle bir tablo çıkıyor ortaya işte. Mariah Carey olayı bir “çöküş” değil, sadece bir “kötü şans” olarak görmemizi istiyor özetle.

Bizim penceremizden ise her şey bu kadar basit görünmüyor ne yazık ki. Mariah Carey ortaya her ne kadar farklı bir iddia atıyor olsa da, “Glitter” nihayetinde bir Mariah Carey albümüydü ve bir o kadar da iddialıydı. İddialıydı, çünkü geçmişteki başarısının Tommy Mottola destekli olmadığını kanıtlamak için albüm ses getirmeliydi. Busta Rhymes, Ja Rule, Ludacris ve Mystikal gibi dokundukları her şeyi altına çeviren isimler ya da Terry Lewis ve Jimmy Jam gibi dev prodüktörler de bu yüzden seferber edilmişlerdi zaten “Glitter” için. Ama olmadı ve Virgin, Mariah ile yaptığı anlaşmayı -rivayete göre 75 milyon pound’luk bir anlaşmaydı bu- albümün beklenen başarıyı yakalayamaması yüzünden fesh etti.

Söz konusu hayalkırıklığını, sebebi “aşırı yorgunluk” olarak lanse edilen depresyon izledi. Halbuki 9 milyon satan bir albüm, herhangi bir sanatçı için bir hayalkırıklığı değil, tam tersine bir zafer olarak adlandırılırdı normal şartlarda. Ama Mariah Carey gibi diva liginin bir numaralı ismi için yeterli değildi bu rakam.

Gelelim bugüne. Her ne kadar şanssızlığa bağlasa da, Mariah da insanların neler konuştuklarının ya da basında nelerin yazılıp çizildiğinin farkında elbet. Bu yüzden Universal Music Group’a bağlı Island Records şirketinden çıkan yeni albümünün kendisi için ne kadar önemli olduğunun da bilincinde. Gelen ilk sinyaller, Mariah’nın albümünü, denenmiş ve başarıya ulaşmış klasik formüllerin izinden giderek oluşturduğu yönünde. Mariah Carey’nin de şu sıralar yapmakta olduğu şey de bundan ibaret. Aralık ayının ilk haftasında piyasaya sürülecek olan yeni albüm “Charmbracelet” adını taşıyor. Mariah Carey, kendisine uğur getirdiğine inandığı bu objenin yeni bir başlangıç yaptığı kariyerine de benzer katkıda bulunacağına inanıyor.

Carey, yeni albümünün “Butterfly” ile birlikte diskografisinin en kişisel albümü olduğunu da söylüyor. Ayrıca başarısının %50’sinin de pek bahsedilmeyen bir yönünden, yani şarkı sözü yazarlığından kaynaklandığını ve “Charmbracelet”ta da bu yönünün ağır bastığını belirtiyor. Albümden piyasaya sürülecek ilk single “Through The Rain”, Mariah Carey’nin gerçek bir balad yıldızı olduğunu hatırlatan türden bir şarkı. Hatta kendi adını taşıyan debut albümünden single olarak piyasaya sürülen ve Mariah Carey adını dünyaya tanıtan “Vision of Love”ı anımsattığı bile söylenebilir şarkının. Demek oluyor ki, daha önce alışık olduğumuz türden, klasik bir Mariah Carey albümü geliyor. Prodüktörler yine Jimmy Jam ve Terry Lewis ama onların da bir kez sütten ağızları yanmış olduğundan Mariah Carey’e hip-hop, funk ya da dans şarkıları hazırlama niyetinde değiller artık. “Charmbracelet”ın diğer ağır topları ise Justin Timberlake, Jay-Z, Cam’ron ve Jermaine Dupri. Albümde iki adet de cover şarkı bulunuyor. Biri ’81 tarihli Def Leppard hiti “Bringin’ On The Heartbreak”, diğeri ise daha yakın zamanlı bir eser; Cam’ron imzalı -kendisi de şarkının cover versiyonunda Mariah Carey’e eşlik ediyor- “Oh Boy”.

Yıl sonuna doğru ise bağımsız sinema yapımı “Wisegirls” ile karşımıza çıkmaya hazırlanıyor Mariah Carey. Prodüktörlerinin iddiaları gerçekleşirse, bu yılın en büyük “comeback” olayına Mariah Carey imza atacak. Bekleyip göreceğiz.

Hazırlayan: Ayhan Abayhan


<< Makale ve Röportajlar