Türkiye'nin en kapsamlı Mariah Carey sitesi, MariahTurkiye.net'e hoşgeldiniz.

Welcome to MariahTurkiye.net, the #1 source for everything Mariah in Turkish.
 
 


 
 

Tek yapabildiğim, yapmakta bulunduğum şeyi yapmaya ve hayranlarımın duymak istediği müziği üretmeye devam etmek. “Dünyanın en büyüğü olmak istiyorum.” gibi tavırlara giremem. Bilirsiniz; bunu önceden kestiremezsiniz, kontrol edemezsiniz. Tek yapabildiğim burada oturmak ve şarkılarımı yazmak, video kliplerimi çekmek, yemek, içmek, dans etmek, günün tadını çıkarmak, her ne olursa.

 
 

Adı: Mariah Turkiye
URL: www.mariahturkiye.net
Tema:
v2.0 - Purple Rain
Açılış: 18 Eylül, 2006
Webmaster: Can, Murat

 



 


::. "Blue Jean" Dergisi (Ağustos 1996 Sayısı)


Mariah Carey ile Çok Özel

“Mariah Carey’i nasıl bilirsün” diye sorsalar, hepimiz “Eyü bilirüz” deriz, ama iş geldi mi, işte orada takılır kalırız. Bugüne kadar özel yaşamından ser verip sır vermeyen pop ilahesi geçenlerde, ailesinden yoksulluk günlerine kadar hayatıyla ilgili tüm sırları sereserpe döktü. İşte Mariah’nın anılarından kalemimize takılanlar…



Efsanenin Doğuşu

Külkedisi misali başladığı hayat maratonunda pop müziğin pamuk prensesliğine kadar yükselen Mariah Carey, bugüne bugün 75 milyonluk albüm satışı ve bankada faize yatmış 200 milyon dolarıyla adeta holding gibi çalışan dev bir star. Ama bu dev starın da mini minnacık olduğu günler oldu elbet. İşte size küçük Mariah’nın büyük öyküsü… Mariah Carey, Afrika kökenli Alfred Roy ve İrlanda-Amerika melezi Patricia Carey’nin üç çocuklarından en küçüğü olarak 27 Mart 1970’de dünyaya geldi. Farklı ırk ve kültürlerden gelmenin güçlüklerini yaşayan anne ve babası, Mariah üç yaşındayken ayrıldı. Küçük Mariah, kardeşi Morgan’la annesinin yanında, diğer kardeşi Alison ise babalarının yanında kaldı. Profesyonel bir opera şarkıcısı ve koro şefi olan Patricia Carey, Mariah’ya hem iyi bir anne, hem iyi bir dost oldu. “Gerçekten inanırsan, yapabilirsin.” sözünü anneciğinden günde üç posta işiten Mariah baskı, geçimsizlik ve kavga nedir bilmeden büyüdü, serpildi. Her açıdan, özellikle de mesleki açıdan kendisini sürekli destekleyen annesiyle o şehir senin bu şehir benim yıllarca turladıktan sonra, annesinin dolduruşuyla gaza gelen Mariah, 17’sinde New York’un yolunu tuttu. Ufacık tefecik bedenini, bir süre kendi gibi küçücük apartman dairesine sığdırmak zorunda kaldı, “artiz” olma sevdasına garsonluk yaptı, bazı ünlülerin arkasında vokalistliğe soyundu. O dönemlerde Mariah’nın çulsuzluğu o boyutlara varmıştı ki, bir sene boyunca aynı siyah elbise ve ayakkabıyla gezdi. Mariah Carey’nin bu perperişan hali ta ki Sony Music’le anlaşma imzalayana kadar sürdü.

“O, Hayatımın İlk Gerçek Aşkıydı”

Mariah Carey hayatının en zor döneminde meslektaşı ve yakın dostu Brenda K. Starr’ın kanatları altındaydı. Starr, her gittiği yere Mariah’yı götürüyor, onu müzik piyasasının kurtlarıyla tanıştırıyordu. “Çoğu insan, hayır, hiç kimse onun yaptığını yapmazdı.” diyen Mariah Carey’nin yaşamı yine Brenda K. Starr’ın peşisıra gittiği bir partiyle değişti. Partiye cebinde kasetiyle gelen Mariah, koskoca Sony Records’ın yakışıklı(!) prensi Tommy Mottola’ya demo kasetini elden verme şansına erişti. Hemen ardından da utancından kızara bozara partiden ayrıldı. Böylesine bir yetenek piyasanın kurdundan kaçar mı hiç? Tommy Mottola eve dönüşte arabasının teybine demo kasedi taktı, baktı ki bu kızda iş var, iki parça dinledikten sonra gerisin geri partiye döndü. Ama ne yazık ki Külkedisi çoktan evine varmıştı bile. İşin en pis yanıysa kasetin üzerinde hiçbir bilgi olmamasıydı.

İki gün sonra yine Starr’ın aracılığıyla Sony Records merkezinde genç kızla buluşan Tommy Mottola, hemen bir kontrat hazırlayıverdi. 1990’da çıkan ve kendi adını taşıyan albümüyle bir anda uluslar arası bir star olan Mariah Carey, bu albümden piyasaya sürülen “Vision Of Love”, “Love Takes Time” ve “Someday” 45’likleriyle listelerde 12 şiddetinde deprem etkisi yarattı. İlk albümden sonra gelen iki Grammy ödülü, 1991’deki “Emotions” albümü derken, bir de kendini keşfeden adama aşık olan genç star, lise yıllarında çıktığı bir iki gençten sonra ilk ciddi aşkını patronu Tommy Mottola ile yaşamaya başladı. Ve tarihler 5 Haziran 1993’ü gösterirken Bayan Mottola olan pop yıldızı, Hawaii’de kısa bir balayının ardından “Music Box” albümüne başladı. Peki, Sony Records’ın patronuyla evli olmak nasıl bir duyguydu acaba? Sırf şan, şöhret ve paradan ibaret olamazdı bu ballı evlilik Elbet bazı aksak tarafları da olacaktı… Mariah için bu evliliğin olumsuz yanı açıktı, bazıları başarısının Tommy’nin itelemesiyle olduğunu düşünüyor ve bunu her yerde alenen yayıyorlardı. Bir kısım insana göre Carey, Tommy Mottola tarafından şişirilen bir balondu. Bu iddialara en iyi cevap Mariah “Music Box” albümünü çıkardığında geldi. Bu yeniyetme, küçücük bedeninden 7 oktavlık bir ses çıkaran güzel kadın, her seferinde dört ayak üzerine düşemezdi ya! Sonuçta gerçek anlaşıldı, Mottola sadece Carey’deki yeteneği önceden görmüş ve ona layık olduğu yere gelebilmesi için bir şans vermişti.


Mariah Evde Ne Yapar?

Hemen belirtelim, Mariah ev işlerinden nefret ediyor. Genç kızlık yıllarında en büyük kabusu, her Allah’ın günü ütü yapıp, çamaşır yıkayacağı bir adamla evlenmekti. Neyse ki korkuları boş çıktı da, harika bir aşçıyla evlendi. (Tommy Mottola’nın özellikle spagetti sosu meşhurmuş. Yolunuz düşerse…) Mariah küçüklüğünde oradan oraya seyahat ettiği için, artık hayatı bir düzen içinde olsun istiyor. Evinde kalabalık bir hizmetçi ordusu olmasına karşın, yine de evle ilgili her şeyin planını kendisi yapıyor. Mutfak masrafı dahil her türlü masrafı kuruşu kuruşuna hesaplayan Mariah Carey için cimri mi, pinti mi, yoksa tutumlu mu denir, artık ona siz karar verin. Genç yıldız boş zamanlarında bazen müzisyen dostlarıyla buluşuyor, bazen evde hayvanlarıyla vakit geçiriyor. Princess, Duke, Jack ve Ginger adlarında 4 köpeği, Thomkins, Clarence ve Puffy adında da 3 kedisi var. En kıdemli kedisi Clarence çocukluğundan beri Mariah ile birlikte. Şişman bir Himalaya hatunu olan Puffy ise kedilerden nefret eden eşi Tommy’nin bir armağanı. Hayvanlar Tommy Mottola’dan, Mottola da hayvanlardan rahatsız olmasın diye, yedisi birden evin gözlerden ırak bir köşesinde yaşıyorlar. Özelikle Duke, Tommy Mottola’nın baş düşmanı. Doberman cinsi bir “yavru” olan Duke, evde Mariah’dan başka kimseyi takmıyor, hele Tommy Mottola’dan nefret ediyor. Hal böyle olunca da, Mariah ve Tommy, her gün Duke’un akibetini, evden atılıp atılmayacağını tartışıyorlar. Evin öteki sakinlerinden Jack, Mariah’nın 3 videosunda rol almış, Ginger ise Boyz II Men ile düet seslendirdiği “One Sweet Day”in videosunda figüran olarak rol kesmiş. Sanatçı insanın köpeği bile sanatçı ruhlu oluyor doğrusu. Netice olarak diyebiliriz ki, Mariah Carey de sizin bizim gibi sıradan hayat süren, sıradan bir insan. Yalnızca onun olağanüstü bir sesi, hesabında 200 milyoncuğu, üç de kedisi var, o kadar!

Deniz Batuk


<< Makale ve Röportajlar